SICAK HAVALARDA ÖDEM OLUŞUMUNA DİKKAT!..

Ödem Nedir?

            Ödem, damar içinde dolaşan sıvının damarların dışına sızması sonucunda doku araları ile cilt altında sıvı birikmesidir ve çok yaygın olarak karşılaşılan bir sorundur. Genellikle ciddi bir hastalık belirtisidir. Parmağımıza yüzüğün dar gelmesi, seyahat dönüşünde vücudumuzda şişlik hissetmemiz, göz kapaklarımızda, ellerde ve ayaklarda şişkinlik sonucunda ayakkabımızı giyinemez duruma kadar gelmektedir.

            İdeal kilosuna yakın olan kişilerde ödem daha geçici bir sorun haline gelirken, beden kütle indeksi (boyuna göre olması gereken kilo kg/boy2) 30’un üzerinde olanlarda ise kalıcı hale gelebiliyor. Bu nedenle ideal kiloda olmak önemli bir noktadır. Çünkü vücut ağırlığı arttıkça paralelinde ödem oluşumu da artar. Piyasada ödem problemini çözeceğini iddia eden bazı bitkisel karışımlar ve bazı ilaçlar ise bu sorunun daha da kalıcı hale getiriyor. Hızlı kilo verdiren şok diyetler ya da günün modası proteinden zengin beslenme modelleri de ödemi hızla artırıyor.

Sıcak Havalarda Oluşan Ödeme Dikkat!
            Vücut ağırlığının ortalama %60’ı sudan oluşur. Bu suyun %33’ü hücre içi %27’si ise hücre dışı alanda yer alır. Ödem; hücreler arası aralıklarda veya vücut boşluklarında anormal oranda sıvı birikimi anlamına gelir.
            Aşırı sıcaklara karşı vücudun en önemli savunması, terleme ile sıvı kaybıdır. Fazla ısı damarları genişletir ve dolaşımı etkiler. Sıcak havalarla artan sıvı gereksiniminin yerine konmaması vücudunda oluşan şişliklerin nedeni olabilir.

Ödem Neden Oluşmaktadır?

            Vücutta su dağılımının, kas hücresinde ve kullanılan bölgede dengeli şekilde olması gerekiyor. Ancak aşırı kilo, stres, toksin maddelerin artışı gibi çeşitli nedenlerle vücudun lenf kanalları tıkanıyor ve vücuttan atılması gereken su atılamayarak ödeme neden oluyor.

            Ödem birçok nedene bağlı olarak oluşabilmektedir. Bazen bir hastalığın sonucunda oluşurken bazen nedene bilinmeyen, bir hastalık sonucu olmadan, yanlış beslenmeden veya sıvı tüketiminin yetersiz olmasından dolayı vücutta şişkinlik olarak kendini göstermektedir. Bu nedenle ödemli kişilerde öncelikle bu belirtilen hastalıkların olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Fakat zaman zaman oluşan ve hastalıkla değil beslenme hatalarının sebep olduğu ödemlerden doğru beslenerek kurtulabilirsiniz.

Başta çok sayıda hastalık ödemin sebebi olmaktadır. Bu hastalıklar;

  • Böbrek hastalıkları
  • Hormonsal bozukluklar
  • Karaciğer hastalıkları
  • Hipertansiyon
  • Tiroid hastalıkları
  • Kalp hastalıkları (Kalp yetmezliği, kalp kapağı hastalıkları)
  • Karaciğer hastalıkları
  • Damar tıkanmaları
  • Yanık
  • Nedeni bilinmeyen (idiyopatik ödem)

            Hastalıklara bağlı bir ödemin nedenleri: Kapillerde sıvı basıncı artışı, kan akışını sağlayan damarlarda geçirgenliğin artması, kan akışında basıncın azalması, dokularda basınç artması, lenf akımı yolunun tıkanmasıdır, dokularda tuz ve su tutulumundan dolayıdır. Yukarda ki hastalıkların sizde olması durumunda mutlaka doktor ve diyetisyeninizle birlikte takip edilmeli ve diyetisyeniniz sağlık durumunuza uygun olan bir beslenme programı uygulamalıdır.

BİR HASTALIK SONUCU OLMADAN, YANLIŞ BESLENMEYE BAĞLI OLARAK GÖRÜLEN ÖDEM:

            Bazı durumlarda ödemin nedeni bir hastalık olmayabilir. Bu duruma idiyopatik yani nedeni bilinmeyen ödem olarak adlandırılır. Bu tür ödem genelde genç ve orta yaşlılarda görülür.

            Buna neden olan etmenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Fazla kilolu olmak,
  • Gerginlik gibi psikolojik stres,
  • Karbonhidrattan fazla beslenme,
  • Çok tuzlu bir beslenme düzeninin olması.

            İdiyopatik ödem korkulacak bir hastalık değildir. Genellikle insanlar vücuttaki şişlikler nedeniyle kendisinde bir hastalığın olduğunu düşünür. Çünkü bu durum bireyde yıllarca sürebilir. Ödeme neden olan hastalıklar tedavi edildikten sonra bireyin vücudunun yaptığı ödemi ona anlatmak ve doğru bir beslenme tedavisi ayarlamak gerekmektedir.

ÖDEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

            Ödem deri altı dokusunda oluştuğunda vücudun o bölgesi şiş olarak görülür ve bu şişlik üzerindeki deri gergindir. Eğer bu bölge belirli bir dereceye kadar şişmişse parmakla bastırıldığında çukurlaşır. Parmağımızı bastırdığımızda hemen alttaki sıvı yanlara doğru itilerek, bastırılan bölge çukur olmaktadır. Parmak kaldırılarak basınç yok edilirse sıvı tekrar bu çukuru doldurur. Parmağımızı bastırdıktan 5 saniye sonra çukurluk meydana gelirse ödemin olduğu anlaşılmaktadır.

            Ancak bazı durumlarda organlarda ödemleşebilir. Bu durumu anlamak için ultrason ile organlara bakılır. Çünkü ödemli organ normal boyutuna göre büyümüş (su tutmuş) ve ağırlaşmıştır.

Susamayı Beklemeden Su İçiniz…

            Genellikle susadıkça su içme ihtiyacı duyarız. Halbuki susadığımızda vücudumuzdan önemli ölçüde su kaybı olmaktadır. Önemli olan susamadan su tüketimimizi artıracağız ki vücudumuz yararlansın. Ayrıca susayınca öncelikle yapılan en büyük hata, asitli meşrubatlara ya da meyve sularına yönelmek oluyor. Şık ve büyük bardaklarda,  servis edilen bu içecekleri tüketmek çok keyifli olsa da her zaman sağlıklı olmayabiliyor, çünkü bunlar vücuttan su atılımını hızlandırıyor. Bu tür içecekleri tabi ki hayatımızdan tamamen çıkaramayız, ama sınırlandırmamız gerekmektedir. Susuzluğun giderilmesi için ilk tercihin her zaman sudan yana yapılması, böylece su kaybı da önlenecektir. Su içmenin bir görev değil, keyif haline dönüştürülmesi gerekmektedir.  “Suyumuz soğuk veya ılık da olabilir. İçerisine elma dilimi koyabilir, limon damlatabilir ya da çubuk tarçın ekleyebilirsiniz.

ÖDEMSİZ BİR VÜCUT İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

  • Meyve tercihlerini armut, kivi, ananas, kayısı gibi posa içeriği sayesinde ödem söktüren meyvelerden yana kullanmalısın.
  • Vücudunda fazladan su tutulmasına neden olacak asitli, alkollü ve kafeinli içeceklerden uzak durmalısın.
  • Susamadan su içmeyi alışkanlık haline getirmelisin (yeterli miktarda su içip içmediğini idrarının renginden takip edebilirsin, açık renk olması yeterince su içtiğin anlamına gelir)
  • Yemek masasındaki tuzluğu kaldırmalı ve yemeklerine sonradan tuz eklememelisin.
  • Düzenli egzersiz yapmalı ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemelisin.
  • Tuz içeriği yüksek olan hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmalısın.
  • Öğünlerinde, ıspanak, maydanoz, roka gibi ödem söktürücü nitelikteki koyu yeşil yapraklı sebze ve çiğ sebzelere ağırlık vermelisin.
  • Vücudunda ödem hissettiğin zamanlarda, kan dolaşımını hızlandıracak bir masajla vücudundaki ödemin atılmasına yardımcı olabilirsin.
Metin Kutusu: YAZ AYINDA TÜKETEBİLECEĞİNİZ ÖDEM ATICI SIVI
1/2 litre sıcak su, 1/2 litre soğuk su içerisine;
•	1 tatlı kaşığı doğal ısırgan otu 
•	1 tatlı kaşığı doğal yeşil çay 
•	¼ demet sapları ile birlikte maydanoz
•	Kabukları ile beraber yarım adet limon ve yarım adet yeşil elma
•	1 adet çubuk tarçın
Tüm malzemeler hep birlikte 15-20 dakika boyunca suyun içerisinde bekletilecek, isteğe bağlı olarak içerisine buzda ilave edilebilir. Süzülüp gün içerisinde içilecek. Tercihe bağlı; sıcak, ılık veya soğuk içilebilir.

Sağlıkla, mutlulukla ve huzurla dolu bir hafta diliyorum…

Dyt. Tünay TUĞCAN

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top