ÇAY MI? KAHVE Mİ?: Hangisini Tercih Etmeliyim?

Çay ve kahve günlük hayatta en çok tükettiğimiz içecekler arasında yer alıyor.  Kimi çaysız yapamaz, kimi de kahvesiz… Güne başlarken, çalışırken ya da yemeklerden sonra gün içerisinde, belli bir rutinin parçası olan bu içeceklerin birçok yararı olduğu biliniyor. Ama unutmamak gerekiyor ki her şeyin azı karar, çoğu da zarar…

ÇAY

Yararları:

            Çayın en önemli özelliği tamamen doğal bir ürün olması, hiçbir yapay renklendirici ve koruyucu madde içermemesidir. Ayrıca, sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi yoktur. Çayda bol miktarda bulunan flavonoid maddesiyle, kötü kolesterolun (LDL) nden olduğu damar yapısını önlemeye yardımcı oluyor. Flavonoid maddesi, anti oksidanlar açısından zengin olduğu öteden beri bilinmektedir. Bu madde de kanseri önleyici nitelik taşımaktadır. Günde en az 3 fincan içilen çayın kalp hastalıklarından koruyucu etkisi vardır. Bu anlamda 3 ila 5 fincan arasında açık, limonlu bir çay sağlığınıza olumlu katkı sunarak, keyfinizi daha sağlıklı bir hale getirebilir.

            Ayrıca, antioksidan özelliğe de sahip olan çay, dişte çürümeye yol açan bakterilerin üremesini engelleyerek, diş yüzeyinde meydana gelen plakaları ve asit oluşumunu da azaltıyor.

            Yapılan araştırmalar hem yeşil hem de siyah çayların tüketilmesinin kanser riskini özellikle akciğer, bağırsak ve cilt kanserini azaltabileceğini bildirmektedir. Çayın bileşenlerinin antioksidan etkisinin olabileceği, kanser yapıcı hücrelerin oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir.

            Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri idrar sökücü özelliğe sahiptir. Bu özelliğiyle böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar.

            Ağır ve yağlı yemeklerden 1 saat sonra içilen çay hazmı kolaylaştırır. Çay, vücutta metabolizma sonucu oluşan zararlı atık ve zehirli maddeleri azaltır ve yok eder. Bu olumlu etki, çaydaki antioksidan özellikli fenolik bileşiklerden kaynaklanır. Çay, bu yönüyle de bazı kanserlere karşı insan vücudunu korur.         Çaya rengini veren fenolik bileşikler, damar çeperlerini güçlendirir. Sonuçta damar çeperlerinin yırtılması sonucu meydana gelebilecek, başta beyin kanaması olmak üzere her türlü kanama riskini azaltır. 

Zararları:

            Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, çayı gereğinden fazla içilecek olunursa; “çarpıntı, göğüs ağrısı, sinir bozukluğu, baş ağrısı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluk” gibi problemlere yol açılacacaktır. Ayrıca aşırı tüketimiyle; damar sertliği, mide asit salgısını artırarak gastrit ve ülsere de neden olabilmektedir. Özellikle yemeğin hemen arkasına çay içmek, mide kaslarının gerilmesine neden olarak hazımsızlığa yol açabiliyor. Ayrıca yenilen besinlerden alınan demirin yetersiz emilmesine ve kansızlığa da neden oluyor. Bu nedenle yemekten 30-45 dakika sonra çay tüketilmesi gerekmektedir.

KAHVE

Yararları:

            Güne başlarken, geç vakitlere kadar çalışırken veya koyu sohbetlere, çeşit çeşit seçenekleriyle eşlik eden kahvenin yeri de bir başkadır.

            Bir fincan kahve içerisinde su, protein, şeker, tanik asit, alkoloitler ve kafein barındırır. Sabah tüketilen kahve, güne daha dinç ve olumlu başlamamızı sağlamaktadır. Günde 2-3 fincan içilen kahve ile ilgili yapılan bir çok araştırma mevcut ve güncel araştırmalarda karaciğer kanseri, siroz, tip 2 diyabet, kalp ve parkinson hastalığına karşı koruyucu etkisinden bahsedilmektedir. Ayrıca günde 2-3 fincan kahve tüketiminin aritmi (kalp atımında düzensizlik) gibi kalp problemlere neden olmadığı da söylenmektedir.

            Sürekli kahve içenler ansızın kafeinsiz kaldığında metabolizma bu eksikliği beyne bildirir ve eksikliğin yan etkileri ortaya çıkar. Bunlar çoğunlukla telaş, konsantrasyon eksikliği ve bezginlik şeklinde kendini gösterir. Bu sendromlar birkaç gün içinde geçecektir.

            Kahve, antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor. Kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Kahve, konsantrasyona yardımcı olur. 

            Kahve kan basıncını, vücut ısısını, kalbin kan pompalama kapasitesini yükseltir. Bronşlar genişler ve yağ yakma hızı yükselir. Hızlanan kan dolaşımının etkisiyle kas ağrıları baskılanır.

Zararları:

            Kahvenin fazla tüketiminin olumsuz etkileri de vardır. Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiler. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebilir. Düzensiz kalp atışlarına, kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabilir.

            Yapılan çalışmalarda, yüksek miktarda kahve tüketiminin tansiyonu hızla yükselttiği görülmüştür. Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetiklemektedir.

             Kahve, midenin asit salgılamasını uyarıyor. Bu yüzden kahve tüketimini günde 2-3 fincanla sınırlamalıyız.

            Ayrıca kahvenin diüretik (su atıcı) etkisi nedeniyle, fazla kahve tüketimi, vücuttan su atılmasına neden olacağından dolayı günde yeterli miktarda kahve tüketimine özen göstermeliyiz.

            Genel olarak çay ve kahvenin yararları bulunmaktadır, yalnız yararları bulunduğu gibi fazla tüketim sonucunda zararları da bulunmaktadır. Her zaman ki gibi azı karar, çoğu zarar prensibine uyarak genel olarak çay ve kahve toplam 5 birimi geçmemesi gerekmektedir. Yani sağlıklı birey günde 2 kupa çay, 3 fincan kahve tüketmemizde hiçbir zararı olmayıp, aksine faydaları olacaktır.

Sağlıklı ve mutlu bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle…

Dyt. Tünay Tuğcan

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top