Sağlıklı Beslenmeyi Nasıl Yaşam Tarzı Haline Getirebilirsin?

Sağlıklı beslenme, tek bir cümle ile özetlemek gerekirse “besin değeri yüksek, günlük olarak alınması gereken protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve vitaminleri içeren gıdaların, sağlığı korumak, iyi hissetmek ve enerji vermesi için dengeli olarak tüketilmesidir”.

Sağlıklı Beslenmeyi Yaşam Tarzına Dönüştüren 6 Fit Öneri

1) Diyet kelimesini aklından çıkar!

            Diyet belirli ölçüde katlanılan, kendini önemli ölçüde kısıtlamanı gerektiren bir işkence kampı gibidir ve genelde görülen ya hedefe ulaşamamak şeklinde oluyor yada belirli bir miktar kilo versende normal dediğin yaşama döndüğün zaman kaybettiğini fazlasıyla geri alıyorsun. Vücuttaki bu kilo değişimleri de aslında çok sağlıklı bir olay değidirl. Yapman gereken sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzına getirmeye odaklanmak, bunu yaparken de ufak ufak değişiklikleri hayata geçirebilmektir. Böylece uzun dönemde sürdürülebilir bir model oluşturmak, hem sağlığın için hem de kendin için daha sağlıklı bir öneri olacaktır.

2) Bir anda dünyayı kurtarmaya çalışıp, psikolojini bozma!

            Bunun yerine senin stratejin böl ve yönelt stratejisi olacaktır. Bir anda her şeyi mükemmel yapmaya çalışmak yerine aşama aşama sağlıklı yaşamla ilgili, sağlıklı beslenmeyle ilgili prensipleri hayatına geçirmelisin. Örneğin, ilk aşamada hayatından basit karbonhidratları çıkarmalısın. Basit karbonhidratlar; şekerli yiyecek ve içecekler, tatlılar, hamur işleri, cips, kola, beyaz ekmek , vb. İkinci aşama ise yavaş yavaş evde yemek yapmaya başlamalısın. Sadece üç-beş malzemeyle evde yapabileceğin sonsuz sayıda yemek vardır. Böylelikle hem sağlıklı besinler hazırlayarak kendine ayrı bir hobi oluşturup stres atacaksın, hem de yemeklerini kendin hazırladığın zaman içine koyduğun besinlerin kontrolü sende olup, daha güvenli yemek yiyebileceksin. Üçüncü aşamada da bunların bütün beslenmedeki payını arttırmaya çalışmalısın.

3) Öğünlerin saati çok önemli! Her gün aynı saatlerde yemek yemeye çalış!

            Kan şekeri kontrolü için maddelerin en önemlisi! Hem vücutta bir beklenilirlik yaratacaksın ve bu senin yeni oluşturduğun düzeni devam ettirebilmen için bir kolaylık sağlayacaktır. Hem de öğün aralarını çok açtığın zaman kan şekerin düşmeye başlıyor ve bir sonraki öğününde ilk olarak karbonhidratlara saldırmaya başlıyorsunuz. Bunu engellemek içinde bu madde sana yardımcı olacaktır.

4) Almak istediğiniz besinin etiketini okuyun!

            Genellikle birçok besin etiketinde “100 gramda” ve “1 porsiyon” ibareleri yer alır. Bu nedenle alınan ürünün kaç porsiyon olduğunu bilmek ve ona göre tüketmek için ilk iki ibareyi iyi anlamak gerekiyor. Örneğin; aldığınız tuzlu bir bisküvinin etiketinde, 100 gram içeriğindeki tuz belirtiliyor ve siz günlük tuz alım miktarınıza uygun olduğunu düşünüyorsunuz. Fakat bu bisküvinin paketi 200 gram ise ve tamamını tükettiyseniz, iki katı kadar tuz almış olursunuz. Dolayısıyla besin etiketinde verilen miktar ile sizin tükettiğiniz miktarı eşlemek, etiketi doğru yorumlayabilmenin en önemli koşuludur.

            Çalışmalar, besinleri satın alırken kalori kontrolü yapanların gün içinde daha az kalori aldığını ve sağlıklı besinlere daha çok yöneldiğini gösteriyor Ürünü satın alırken kalori kontrolü yapmak kişiyi obezite başta olmak üzere birçok kronik hastalığa karşı koruyor. Ancak kalori kontrolünü yaparken tüketilen miktar ile eşleme yapmak önemli. Örneğin; 100 kalorilik bir mini kekten 3 adet yendiğinde bir akşam yemeğine eş kalori alınmış oluyor. Bununla birlikte “light” ibaresi olan gıdaların nasılsa az kalorili diyerek fazla tüketilmesinin de son derece zararlıdır. Light ürün olması kalori içermediği ve sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Kontrolsüz tüketildiğinde gereksiz enerji alımına neden olabiliyor.

            ETİKETTEKİ BU 3 İBAREYE DİKKAT!

Yüzde işareti: Genellikle ‘%Günlük Değer’, ‘%GD’, ‘%RDA’, ‘% Daily Value’ veya sadece ‘%’ olarak yer alan yüzde işareti, satın aldığınız bir üründeki değerin (örneğin kalsiyum) günlük ortalama ihtiyacın ne kadarını karşıladığını gösteriyor. 

Gluten içerir: Buğdayda bulunan bir protein türü olan glüten, başta çölyak olmak üzere, bazı kişilerde hassasiyete yol açarak, sindirim ve emilim problemine neden olabiliyor.

Laktoz içerir: Süt ve süt ürünlerinde yer alan bir karbonhidrat olan laktoz, bazı kişilerde şişkinlik, gaz, ishal, kabızlık gibi rahatsızlıklara yol açabildiğinden kişilerin etiketteki bu ibareye dikkat etmesi gerekiyor.

5) Su tüketimini arttır!

            Su, sadece hayatsal fonksiyonların çalışabilmesi için önemli değil aynı zamanda amacın yağ kaybetmek de olsa, kas kazanmak da olsa bunu direk etkileyen bir faktördür. Günde 2-2,5 lt su tüketmelisin. Tabiki bu senin kilona ve aktivite seviyene de bağlıdır. Eğer dayanıklılık sporlarıyla uğraşıyorsan, çok fazla su kaybediyorsan biraz daha arttırabilmen gerektiğini unutmamalısın!

6) Başkalarının söylediği senin kararlılığını bozmasın!

            Muhtemelen şu an etrafındakiler de senin önceki beslenme alışkanlıklarına benzer alışkanlıklar devam ettiriyorlar. Bu yüzden seni demotive edecek hatta eleştirecek kişiler olabilir. Yapman gereken bunlara kulağını tıka, kararlı bir şekilde uygulamaya devam et. Sen doğru olan şeyleri yapmaya devam ettikçe vücudunun seçme şansı yok. Er yada geç çok iyi sonuçlar alacaksın ve bu pozitif değişimleri, bu kendindeki enerji artışını, sağlıklı verilerin düzelmesini gördüğün zaman işte o zaman bunu bir hayat tarzı haline getirmen çok daha kolaylaşacaktır. Bir süre sonra muhtemelen çevrendekilerde ne yaptığını merak edecek ve senden tavsiyeler istemeye başlayacaktır.

Yapamayacağın hiçbişey yok, yeter ki iste, uygula, yap ve sonucunu kendin gör!

Sağlıklı yaşamak senin elinde…

Dyt. Tünay TUĞCAN

Diyetisyen

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top